Hüzünlü Sözler

Şu an kalbim sıcaksa, fazla uzaklaşmış olamazsın.

Güvenme bana! Yüzüne güler, arkandan ağlarım.

Kimse bilemez be canım. Bir yara bir ömrü nasıl kanatır.

Artık tüm şarkılar hüzün makamında, sensiz bu yüreğimde.

Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi. – Sabahattin Ali

Hüzünlü ruhlar, benzer biriyle karşılaştığında huzur bulur. – Halil Cibran

Ruhumuz, hüzünlü ve kırgın. Bazılarımız hâlâ gülmeyi gurur sanıyor…

Kızgın olsam geçerdi ama kırgındım işte… Geçmedi.

Susmak gece gibidir bazen en siyah renkleri bile örter.

Yeterince gece oldu; artık sessizliği sonuna kadar açabilirsiniz.

Üzmeyin beni vallahi halim kalmadı.

Eski bir aşk alevinin sizi ikinci kez yakmasına izin vermeyin.

Dünya hüzün yeridir gariplerin sıkıntısı bitmez.

Söylenecek söz kalmadığında dudaktan dökülen sözdür hayırlısı.

Sükûtun da sesi var ama onu anlayacak yürek lazım.

Ve benim, birdenbire yüzünü değil, gözünü değil, senin sesini göresim geldi…

Sıkıntılar gecedir dinlen kederlenme sabah elbet olacaktır.

Hüzün taze tutar aşk yarasını. Yaramdan da hoşum, yarimden de.

Hüzne kapılmayın. Çünkü Allah adildir. Kimsenin ahını kimseye bırakmaz.

Ne zaman biraz mutlu oluyor gibi olsam hemen hüzün kapımı çalıyor.

Omuzların dik, başın yukarıda olmalı hüzün kökünden silinmese de ertelenebilir.

Bir bekleyenin olmalı, sen kendinden vazgeçsen de senden geçmeyen.

Ne zaman sağır ressam kristal bir zemin üzerine düşen yağmur damlasının sesini çizerse seni o zaman unutacağım..

Ay değil, mevsim değil, bir ömür geçti sensiz, keşke böyle sevmeseydim ağlıyorum çaresiz.

Aslında suçum yok hâkim bey bende yakmak istemezdim bu şehri ama ne yapayım üşümesin sevdiğimin elleri…

Sensizliği dinlemek sessizliği dinlemekten zor ama en zoru sensizliğin sessizliğini dinlemek…

Nerede sözler, nerede yüreğim. Ben de sevdim, sevmedim bilenim. Ver elini sonsuza, al beni dünyadan. Kalmadı sevenim!

Özledin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı? Deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta.

Bazen bu yüreğe bu kadar acı fazla deriz kendi kendimize. Ama hata bizde; küçücük yürekle kocaman sevmişiz, ne haddimize.

Sen bir şey söylemeden gidersin değil mi? Hem de öyle bir gidersin ki; bırak yaşamayı insanın nefes alması bile yarım kalır.

Denizde kalem kumdan kâğıtlar yaptım: her yere seni seviyorum yazdım: ama sen aptaldın inandın, ben seni sevmedim, sana taptım..

Bırak ilişki yaşamayı, benim artık insanlarla konuşasım bile yok.

Bir bekleyenin olmalı, sen kendinden vazgeçsen de senden geçmeyen.

Alıştığın kişiyi kaybedince herkes gitmiş gibi hissediyorsun.

Ben üzülünce mutlu mu oluyor, anlamıyorum.

Şuan kalbim sıcaksa, fazla uzaklaşmış olamazsın.

Kaderin ise dünya küçüktür, ama kaderin değilse, çıkmaz sokakta bile karşılaşamazsınız.

Bazen gözlerden yaş akmaz. Kalp ağlar sessizce.

Pişmanlık, gelmeyenlerin olacak, bekleyenlerin değil.

Aşkın mantığı olmaz. Sakın ha! Dostum içme aşk zehrini su diye aşk pınarından, ya Ferhat gibi atlarsın kayalardan ya da Mecnun olur dolaşırsın çöllerde kahrından.

Bu gece hüzün bastı odama üzüntülerim dert ortağım oldu masamda, bir silah bir sözlerin yanımda, ya çekip vuracağım kendimi, ya da üzüntü dolu sözlerimle ölürüm sensiz gecemde.

Yokluğun var sen yoktun ölüm geldi ölmedim aşkından hatıra diye gözyaşımı silmedim ben bir sana bir bu şehre gül dedim belki de can ben bu şehri güller için çok sevdim.

Biraz gülecek olsam. vay sen misin gülen? Hemen yetişir hüzün. Behçet Necatigil

Bak sonbahara geldik artık biraz hüzün kokacak, biraz sarıya bürüneceğiz.

Buna yorgunluk demeyelim. Hüzündür olsa olsa, palyaço giysileriyle gelen aldatıcı hüzün.

Sen ve ben olduğumuz sürece tüm bu hüzünler sıcak bir yakınlaşma için bahanedir.